Burdanbak.com | Aradığın herşeye Burdan Bak !  

Geri git   Burdanbak.com | Aradığın herşeye Burdan Bak ! > Komik - Korku - Video > Komik Yazılar

Şimdi Kayıt Ol !
Ücretsiz üyelik kaydı için aşağıdaki formu doğru doldurmanız yeterli olacaktır.

Kullanıcı Adı: Şifre: Şifreyi Doğrula: E-Mail: E-Mail Doğrula
Kabul edin Forum Kuralları 

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 12-03-2007, 08:57 AM   #1 (permalink)
Üye Profili
beter_böcek
Guest
 
Kayıt Sırası:
Mesajlar: n/a
Rep Gücü:


Seviye: -INF []
Canlılık: NAN / -INF
Çekicilik: -INF / -INF
Deneyim: NAN%


Standart Yurdum insanı

Adı-soyadı: Gaye Akmerkez

Cinsiyeti: (Cosmo) kadın(ı)

Meşgalesi: ekonomiye dolaylı katkı(talep genişlemesi)

Kimliği: trend insanı

Vücud ölçüleri-fiziği: gayet güzel-olmasa bile unutmayın: çirkin kadın yoktur, bakımsız kadın vardır- Boyu-posu yerinde, kendisi ortalama Türk kadınına bir zürafanın ineğe benzediği kadar benzemeye özen gösteriyor. Doğanın kendine getirdiği sınırlamaları popo kaldıran çoraplarla, meme büyüten-küçülten-orta boy yapan- dikleştiren sütyenlerle, liposankşın, muhtelif krem-jel-enjeksiyon-ekstraksiyon ve benzeri atraksiyonlarla biir biir aşıyor.

Zevkleri: her tür kumaş pantolon, her tür "kendisi taşıdıklarından pahalı olmak zorunda olan" çanta, okul-aile birliğinde annelere ortazekalı çocuğuna aldırdığı derslerle hava atma, temizlikçi kadına direktif verme, herkesten belirgince tiksinme, acayip, yavaşlatılmış ve yuvarlanmış Türkçe'siyle mır mır konuşma ve bu akıllara ziyan diliyle herkesin sabır sınırlarını zorlama

Yapageldikleri: dünya peroksid tüketiminde patlama, "sıradışı mekanlar"a sek sek sekerek koşma, ayaklarında tekerlek varmışçasına yürüme, dergilerden öğrendiği zırvaları biir biir uygulama, zaten içi-dışı bir bi insan olan kuaförle içli dışlı olma, saat 1300-1700 arası kafede kendi cinsi hemcinsleriyle buluşup etrafı süzme, incir çekirdeğini ısrarla dolduramama, çook çook uzaklarda bir noktaya-50 metre falan- gözlerini dikme,aksesuar bazında ele aldığı çocuğunun insan içinde yaptığı inanılmaz şımarıklıklara ve debilliklere kayıtsız kalma, ağzını ayırarak sürdüğü arabasını şehir içinde kuralları ihlal ederek vurma, arabadan cep telefonuyla fırlayarak aniden terbiyesizleşme ve sağa sola umarsızca küfrederek karizmayı dağıtma

Sevdiği içecek: cafe-creme, DİYET KOLA, meyve aromalı maden suyu

Sevdiği yiyecek: minik domatesler, dergilerin yemek tariflerinde yer alan ne idüğünü hiç bilmediğimiz, bilemeyeceğimiz malzemeler, her tür krep-gidilen mekanda ıspanak dolapta bir haftadır beklemektedir ama hiç çaktırılmaz, büyük bir özenle sunulur, Gaye ve arkadaşlarınca afiyetle miğdeye indirilir, hemen ardından 53 kişiye cep telefonuyla tavsiye edilir-

Sevdiği müzik: kendi müzik değerlendirme kapasitesinin sınırlarını zorlamaz, sağduyuludur. Ööyle, anadili İngilizce olan radyoların drive-time kuşaklarına, Celine Dion'a falan takılır.

Sevdiği program: fonda saksafon nağmeleri arka planda "sıradışı mekan" demirbaşları varsa, sunucusu da kafi derecede trend şahbazı bir insan ise değmeyin Gaye'nin keyfine...Artık off-road mu, rafting mi, kokteyl mi açılış mı yoksa defile mi onun için farketmez; beyni tam kapasite bütün trendleri kaydeder ve ertesi gün anında "anı yaşar"...
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 12-03-2007, 08:58 AM   #2 (permalink)
Üye Profili
beter_böcek
Guest
 
Kayıt Sırası:
Mesajlar: n/a
Rep Gücü:


Seviye: -INF []
Canlılık: NAN / -INF
Çekicilik: -INF / -INF
Deneyim: NAN%


Standart

Adı-soyadı: Erol Endeks

Mesleği: bkz. Broker: ingilizce'de isim "borcunu ödemeyenin mallarını satan adam"

Cinsiyeti: genç, yaygın şehirli adam (geyşa)

Mesleği: paraları emaneten elektronik ortamlarda mıncıklama- bkz. Broke: amerikanca'da geçmiş zamanlı fiil "kırdı" ( yatırım hesabı göçertme rekorunu, salak yatırımcının kalbini vs.)

Kimliği: bırakınız yapayım, bırakınız gideyim

Vücut ölçüleri-fiziği: değişken. Bir ara mavi gömlek sarı kravattı, şu sıralar evcil kargaları andıran SİYAH gömlek-kravat-ceket-pantolon-çorap-ayakkabı ve kol kılları şekli revaçta. Sabit kalan tek şey, Allah'ın bahşettiği caanım kaslara işkence çektiren o bitmez kasılma hali. -Erol'un deyimiyle- ARTI, "bu yeni şeklimle piyasalarda fırtınalar estiriyor muyum acep dur şu etrafı bi kolaçan ediyim çaktırmadan" dercesine güneş gözlüklerinin ardında fır dönen bakışlar.

Mesleği: her şeyi, tek şeyi

Yapageldikleri: Arkadaş çevrelerinde bayat ve ipe sapa gelmez, gelemez fıkralar anlatarak insan içinde kendi anlattıklarına bağıra bağıra gülme, bu esnada yanındaki kişinin koluna vurma, iki günde bir Verdure reklamındaki hangi erkeğe daha çok benzediği konusunda fikir değiştirme ve bu yeni karara göre karşı cinste denemeler yapma, ofise yeni gelen sarışın bayanla ilgili, kişilik haklarını ve toplumun edep-haya duygularını zedeleyici yorumlarını kimseden esirgememe, bu bayan kendisiyle konuşursa içinden sevinçten uçma, ona gelecek öğle yemeğinde patates kızartması ısmarlama isteğini imalı yollardan dışa vurma, üst düzey adamların yanında ezikleşirken çaycıya alaycı tonlarda patronluk taslamayı görev bilme.

Sevdiği Müzik: Çelik (ne kadar açıklayıcı değil mi?)

Zevkleri: "stratus", "status", "yerim ve önemim", "legacy", "position" gibi araba modellerinin kendisi için yaratıldığının tam bilincindeki bu arkadaş, hala Michael Douglas'ın "Manhattan" filmindeki jöleli saç ve sabahın ilk saatlerindeki telaşlı koşuşturma sahnelerinin etkisindedir. Yarım-düzine-bıçaklı jilet, yüz-yıkama-sonrası-tıraş-öncesi-cilt-yüzeyini-heyecanlandırma jeli, cins desenli moda kravat gibi ürünlerin onulmaz takipçisidir. Yeni popçularımızın program yaptığı "Bilmemneli Meyhane", "LumBar" gibi, ilgi görebileceği ve kasılacağı ortamları tercih eder, yalnız başına kaldığında içini saran ve tanımlayamadığı anlamsızlık duygusunu, kırkından sonra azarak Harley-Davidson'larda fink atacağı tarihlerde pek güzel değerlendirecektir.
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 12-03-2007, 08:59 AM   #3 (permalink)
Üye Profili
beter_böcek
Guest
 
Kayıt Sırası:
Mesajlar: n/a
Rep Gücü:


Seviye: -INF []
Canlılık: NAN / -INF
Çekicilik: -INF / -INF
Deneyim: NAN%


Standart

Adı-soyadı: Kudret Rezonans

Mesleği: Serbest Esel bkz. SL, aynı zamanda Almanca’da uzun kulaklı, aa-ii diyen hayvan

Cinsiyeti: basbariton korkunç errrkekk

Kimliği: insanoğlunun tüm duyularına savaş açmış homo salivarous antiestetikus

Vücut ölçüleri, fiziği: kulak-burun-boğazdan başlayalım,

Ses telleri:doğanın kendine bahşettiği olanakları zorlayarak günde 8 saat şiddetle bağırma ve 20 saat beklemede kalabilme seviyesine şarj edilmiş olan Kudret, içinde bulunduğu mimari yapılar ve onları dolduran insancıklar için ciddi tehdit oluşturur. Yaklaşık 30 yıl sonra belki Türk mühendisliğinin genetik müdahaleleri sonucu sessiz modeller üretilecektir.

Tükürük bezleri: sinirlendiği kurbanlarını kadın çocuk demeden yeme yutma içgüdüsü sonucu tam kapasite çalışırlar. Bir kısmı ses duvarı aşılınca etrafa saçılan ve halılardaki küçük böcekler için öldürücü etkiye sahip tükürük damlacıkları, yine de altın kaplama musluk takımları ve has mermer lavabolara doğru çıkış yolu ararlar, ancak bulamazlar. Çünkü bu tükürükler, her sabah arabayı çalıştırmak üzere arasından geçilen caanım bahçeye saklanmaktadır.

Yapageldikleri: Avazı çıktığı kadar gücünün yettiğine bağırma, 2.5 saniyede 314 m/s hızına ulaşan gürlemeleriyle cam-çerçeve titretme, sabahları şaşmaz bir düzenlilikle aynı iğrenç sesle derinden kopup getirdiği doğal boğaz gübresini, güzelim estetik varlıkların üzerine acımasızca serpme, ev halkı ve komşuları terörize etme, kız çocuğuna giyimi kuşamı, dışarıda gezmesi vs. ile ilgili gayri-insani baskılar, erkek çocuğunu günde üç öğün gerizekalılıkla ve eşeklikle suçlama(hayret!), insanlarla her fırsatta irrasyonel düşmanlıklar geliştirme ve onlarda korku, kızgınlık uyandırma, manyaklaşma, evini çirkin mobilyalarla doldurup Türk tasarımcılığının gelişimine sekte vurma

Zevksizlikleri: yemek, içmek, klas arabası, haftasonu gazeteleri, KÜFRETMEK, hemen hemen bütün iletişimini emir ve küfürle sağlamak, kazık kadarlığını bilmemkaç 100 eseliyle kapattığını zannederek yolda genç güzel kızlara ağız ayırmak, onlardan orta boy bir baba almak, bunu yaparken yanında biricik hayat arkadaşı olmasına hiiç mi hiç aldırmamak, kırmızı ışıkta geçmek, geçmese bile sarı yanar yanmaz motoru vırn vırrn’lamak, atak yaparak yaya teyzeleri korkmuş tavuklar gibi bağırtıp kaçıştırmak, özellikle yanında bir kaç kişi ve karşısında zavallı bir pizza sipariş motosikletçisi varsa önce onu bitip tükenmez küfürlerle tahrik etmek, bulaşmıyım bulaşmıyım diye kendini sakinleştirmeye çalışan ve zaten üç kuruş için ters yola girip hayatını tehlikeye atan bu kişiyi çileden çıkardıktan sonra "vay sen misin bana laf eden" diyerek arabadan inip çocuğu bir güzel dövmek, ohh amma rahatlamak, toplum içinde karşılaştığı ve hakimiyet sınırları dışında kalan cins-i latiflere asgari insaniyet sergilemek

Sevdiği program: 50 IQ üzerinde beyinsel zorlama gerektirmeyen, hareketli kadın ve erkek vücutlarının ekranda ardı sıra belirdiği magazin; maç; bazen gerçeküstüleşen, tartışma dediğimiz kavga-dövüş programları, alkol alımına müsait diğerleri...
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 12-03-2007, 08:59 AM   #4 (permalink)
Üye Profili
beter_böcek
Guest
 
Kayıt Sırası:
Mesajlar: n/a
Rep Gücü:


Seviye: -INF []
Canlılık: NAN / -INF
Çekicilik: -INF / -INF
Deneyim: NAN%


Standart

Adı-soyadı: İlayda Kafekonyak

Cinsiyeti: (bizinis) vumın

Mesleği: ee siz ne diyolaa, ben markıtin yapıyo buğda, pazaağlıyo

Kimliği: çokuluslu şirket gülü

Vücut ölçüleri-fiziği: ülke ortalamasının kat be kat aşan besleyicilikteki dengeli MONTİNYAK rejimleri ve yıllar yılı rafine edilmiş genetik kodu sayesinde bir içim su olmuştur. Kendisi hoştur, yüzü boştur, Arnold Schwarzeggener kadar ifadesiz, tornadan yeni çıkmış gibidir. Pres ütülü bootlegleri ve ceketleriyle insanın otorite duygularını gıdıklar.

Yapamayageldikleri: İlayda -af buyurun- pek net olarak Türkçe konuşamaz. Onun yerine kafasındaki "annesi bir şekilde Türk babası İngiliz lordu Tarzan'ca" POWER FM REMİX'inden kendi çalar kendi oynar. İnsanın bu İngilizce-Türkçe salatalarını dinlerken orta kulak iltihabı olası gelir, gözleri yaşla dolar. Sürekli deyimleri yanlış kullanır, hatırlayamaz. Komik olamaz, espri yapamaz, zaten hayatta da gerekli değildir. Genelde başkaları gülmeye başladıktan sonra güler. İnsanların gerçekte ne hissettiklerini anlasa da umursamaz.

Zevkleri: Yabancı işletme kitaplarında yazılan şeylerin bir anlamı olduğuna ve bunların ülkemizde hop diye yapılabileceğine gönülden inanan İlayda, bunlara dayalı raporlar yazmaya bayılır, hayatın okulda attırılan peypırlar gibi olduğunu zanneder. Sterilize, modernize, pastörize iş ortamlarında salınmayı ve boynundaki bina kartı kolyesini inceden tıkırdatmayı da pek sever.

Sevdiği müzik: Artık melodisini duyunca öğürtecek noktaya kadar iğrendirildiğimiz ve pop kanallarımızın listelerinden haftalarca inatla düşmeyen yabancı hit'lerin nedenini biliyoruz: Bu İlayda'nın müzik zevki arkadaşlar... "Yeterrr, aargh!!" diye duyunca çığlıklar attığımız ve istasyonların aynı anda yayıma sokarak kafamızı miktiği bu şarkıları İlayda sever, ister, arabasında çalar durur. Yolda yürürken, patates filan soyarken bu "duyumaltı" ezberlediğimiz melodileri dudaklarımızda buluruz. Genelde gerizekalı bir kız, banal bir ezgi tutturmuştur sonsuza kadar...(bkz. aym a big big gööörl , in a big big wöööörld ve ya o beybe beybe hav vaz ay sıppozd tu novv....)

Sevdiği içecek: DANONE(su değill!), diyet kola, ofis kahvesi

Sevdiği program: Kendisi kadar konuşma özürlü Murat Birsel'in sunduğu Düngembekiler mi, Dümbektekiler mi yoksa Gündemşekiller mi ne haltsa laf ebelikleri, güzel TV'lerimizin sinemalardan 5 yıl sonra gelen ve -bir kere geldi ya- 15 günde bir damardan yayına giren amerikan romantik komedileri, tavuk şirketlerinin sponsorluğundaki tolk şovlar
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 12-03-2007, 08:59 AM   #5 (permalink)
Üye Profili
beter_böcek
Guest
 
Kayıt Sırası:
Mesajlar: n/a
Rep Gücü:


Seviye: -INF []
Canlılık: NAN / -INF
Çekicilik: -INF / -INF
Deneyim: NAN%


Standart

Adı-soyadı: Bahadır Dahadur

Mesleği: safkan popçu

Kimliği: kopayım da geleyim, gemi azıya alayım

Fiziği: Kıvırcık ve siyah saçları dalga dalga yayılır bazen, bazen fön çekilir ve tüm o şampuan reklamı halleriyle kemikli yüzünün sınırlarını süsler...kimi zaman jöleyle yatıştırılıp arkadan sıkı sıkı at kuyruğu toplanır, her şekilde iğrenç olunur. Kaslar gelişmiş, pazular fırlamış, streç bluzlar stoklanmıştır, Etiler gecelerinde tırıs gitmek için...

Evrimi-dönüşümü: Aslında Bahadır bir AT'ken Veliefendi'den bir punduna getirip kaçmıştı, çünkü orada herkese kazandırdığı paralardan kendisi nasiplenememekteydi ne yazık ki...Ama uyanık bir attı o, engelli tanımazdı. Bir ara İstanbul sokaklarında bohem bir at hayatı yaşadıktan sonra yanlış insanlarla düşüp kalktı, yanlış ellere düşüp Surdibi'nde sucuk olacakken dile geldi ve Tanrı'ya şöyle yalvardı: "Allahım bana bu kaderi reva görme! Ben kabiliyetlerime uygun, koş deseler koşacağım, coş deseler coşacağım, delleneceğim bir meslek sahibi olmak istiyorum, kendimi gerçekleştirmek istiyorum! Ama okuyup adam olacağıma, kahvaltılık olurum daha iyi ona göre!" Bunun üzerine Allah-ü Teala şu yanıtı verdi: "Bre zavallı hayvan kulum! Bana psikolojik geyik yapma, hiç yemem! Ama sana acıdım, POPÇU ol sen. Evet, ol! Yürü ya Bahadır!"

Zevkleri: Bu yüzdendir ki Bahadır altı ayda bir dörtnala koşarak stüdyoya girer, "aiya aiya yaar" , "ah sevgiliii, iiiiih hihi hi hi" , "bürsst, bebeğim" diye kişner. Sonra bunlar kaset olup piyasaya sunulur. Zaten o kendini birdenbire Hillside'ın koşu bantlarında bulmalar da ondandır, ey özgür ruh! Duramaz ki...Kaslarında o sıcaklığı hep hissetmek için konserlerde danseder. Bu dansları öğrenmesi için ülkenin kendilerine ziyadesiyle fazla para ödenen koreograflarından ders alması sağlanır, ama adam Bahadır'a ders verirken "ulan, özellerde 0-6 yaş grubuna bale dersi işine geri mi dönsem, hem temiz para, hem ağaç yaşken eğilir, yoksa bunun gibi odun olur..." düşüncelerine dalar, saçını başını süreç içinde farkında olmadan yolar. Arakçı klip yönetmenlerimizin "mega" projelerinde yer almaya da bayılır Bahadır.
LÖ REJİSÖĞ, Orta Avrupalı klip güzelinin "beauty shot"larını hararetle çekedursun ve aynı anda hem akşam eve bırakırken kıza nasıl yazacağını hem de Bahadır'ın iri hatlarıyla bu kızı ne gibi klipsel ortamlarda biraraya getireceğini kuradursun, Bahadır saf saf Televole'ye brifing verir.

Yapageldikleri: Bahadır, "at, avrat, silah" düsturunun sanki ete kemiğe bürünmüş halidir, özellikle medyanın önü sıra aynı anda hem milliyetçi, hem Kazanova, hem de Kirli Heri olabilir. Eski alışkanlığı at gözlükleri, yerini yeni ciks police gözlüklere bırakmıştır, ama o hala sapla samanı birbirine karıştırır. Üzerindeki abukluk perdesi, Palandöken'deki brançtan tutun Madagaskar'daki milli maça çeşitli alakasız organizasyonlarda boy göstermesine elverir. Diğer popçularla arasında gizli bir "ben praym taymda kaç saniye görünücem" yarışı vardır. Üçüncü albümünden itibaren kendini "eski, zamanın testinden geçmiş abi popçu" klasmanına almıştır, kendi koştuğu parkurları aşağılar. Arada sırada krem dö la krem kafelere giderken ülkemizin nadide şaping mol'larına yolu düşecek olursa, kasım kasım kasılmayı ve O ARŞA EREN ŞÖHRETİNDEN dolayı yurdum insanlarının yapışkanlığından kıl olmuş görünmeyi ihmal etmez. Ama Televole ordaysa başka!!

Sevdiği şarkı: Fantaazi olaraktan: VAR YA!!!! SENİ ANAN BENİM İÇİN DOĞURDU!!! BELaLIM!!!(ortadaki küçük a'yı duydukça bu adamı dövesi gelir insanın) Pop deyince akla: BENİMLE EVLENİR MİSİN?? (evlenir miyim sizce?!!), NEREMİ NEREMİ (evet, evet, her yerini dövmeli) GURBETTE YORGUN DÜŞTÜM BE CEYLAN!! (seni dövende terledim be Ceylan!) BEN GÜZELDEN ANLARIM!!! (tekdirle uslanmayanın hakkı kötektir!!)
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 12-03-2007, 09:00 AM   #6 (permalink)
Üye Profili
beter_böcek
Guest
 
Kayıt Sırası:
Mesajlar: n/a
Rep Gücü:


Seviye: -INF []
Canlılık: NAN / -INF
Çekicilik: -INF / -INF
Deneyim: NAN%


Standart

Adı-soyadı: Derin Gömül

Mesleği: ööğğ-renci

Cinsiyeti: Yeniyetme

Kimliği: Bir çeşit derviş

Şekli Şemali: Göründüğü gibi olur. Giydiği bozlarla, fosforlu cevriye kaynayan global sokaklarımızda gerçek serinliğin tadıdır. Eskiden kırmaya çalışılan zincirler, şimdilerde Derin'in pantolonundan sallanır. Paçaları belediye hizmetinde, pislikleri fakir semtlerden süpürüp, zengin semtlere döker. Kanında grand prix yapan nikotin, yüzünü inceden sarartmaya başlamıştır. Her daim nadastaki saçları ve sivilce kırmızısı çeşnili çehresi ile güzel oldugu kadar küstahtir; adama benzeyeceği günü bekler gibidir.

Yapageldikleri: Günümüzün hareketli, oynak ve hatta delişmen şehir insanından sıyrılıp köşesine çekilir. Dünyanın haksızlığına üç vakit kızar. Anlam çöllerinde mecnuna döner. Her derviş gibi, gah deriiiin düşüncelere garkolur, gah tecrit odasında "bir Bira, bir Sigara" düsturuyla çile doldurur. Geri kalan iki vakitte (akşam ve yatsi) çesitli kimyasallarla vuslata erer. Gah diğer dervişlerle bir olup koyu isyan renkli rock mekanlarında kafa sallayıp, anlayabildigimiz kadariyla Voltran'ımtrak bir güzellik olan Vahdet-i Vücud'u oluşturur -tabii kafa kendisi olur-, gah yeraltı dergahlarında "ecstatic" bir topaç olur, raave raave ter revan içinde kalır. Terli terli bol su içer, üşütür. İntihar fantazileri ve cenaze merasimlerini dönüşte dolmuşta hapşururken tasarlar.

Kötü amelleri: Zaman zaman bunalımla dellenip kolunu bacağını kesmek, varoşların Müslüm Baba hastası, ama Derin'in yediğinin %10'u kadar etli, %20'si kadar sütlü mamül yiyebilen jiletçi gençlikle böylelikle bir ortak noktada buluşmak. Alışverişten dönen ev kadınlarını giyim kuşamıyla korkutarak, zavallıcıklarda "çantaya sarıl, aman şu çocuktan uzak dur" refleksi yaratmak. Cümleleşemeyen kesik kesik ifadelerle anneyi tersleyip onun kalbini kırmak. Birlikte gidilen misafirliklerde kendine uygun görülen koltuğa gömülüp, gece boyunca sehpanın üstündeki kristallerden herhangi birine gözlerini dikerek budist egzersizler yapmak, bu arada ev sahibi amca- teyze tarafından yöneltilen soruları ısrarla yanıtlamamak, babayı utandırmak, "ulan bu herif neremden çıktı benim" diye düşündürtmek. En ufak duygusallaşmaları böğürme ve homurdanmalarla tasvip etmediğini belli edip, olay yerinden uzaklaşmak. Serserilik yapmak.

İyi amelleri: Gaza gelip, kitap arasına sakladığı bilumum Afgan /ot/Hint keneviri/haşhaşlı ekmek kırıntısı vb. maddeleri çöpe atmak, kurtulmak. İki buçuk dakika sonra birden gelen pişmanlık atağını, "o parayla tinerci çocuklara döner-ekmek alırım" diye anında sosyal kampanyaya çevirmek. Çulsuz ama henüz ruhlu müzisyenleri, ünlenip Veri İğrenc Pörsın/Detone Dallamalara dönüşmeden çok önce konserlerine giderek desteklemek. İlköğretim 8'deki kız kardeşini geç saatte kol faaliyeti çıkışında okuldan alarak, gerçek serinliği ve karizmatik hareketleri ile onun erkek ve kız arkadaşlarını aynı anda avucunun içine alıp, kız kardeşin havasına hava katmak. Zaten alınmak için bahane bekleyen anne gönlünü almak, akşam yemeğinde ardarda üç akıllıca CÜMLE kurup, babasını "afferim lan oğlana, adam mı oluyor ne!" diye düşündürtüp, sevindirmek. Kendini-büyük ihtimalle kocası belediyenin fesat katılmış ihalelerinde bir numaralı şahsiyet olduğu için- yolların mutlak hakimi sanan kürklü, altın bezeli, solaryum marsığı kokoşa hafiften omuz geçirmek.

Sevdiği yemek: Kokoreç/midye dolma/balık-ekmek. Ama antrikota da hayır demez.

Sevdiği varlıklar: Küçük ıslak sokak kedileri, sokak sazcısı/akerdeoncusu/kemancısı/kavalcısı, işportacılar ve ışık-ses saçan abidik gubidik oyuncakları.

Sevdiği yerler: Vapurlar, arnavut kaldırımları, sokak kahveleri. Yeni çıkan albümleri bilgisayarda indirmeden önce görmeye şöyle bir uğradığı, içinde orta yaşlı, teknoloji özürlü adamlardan (bkz. baba) başka müşteri olmayan mega müzik marketler.

Sevdiği programlar: ICQ, Flash, Adobe Acrobat, Napster, tüm Zip'ler...

Sevmediği programlar: Davudi sesli, mimikli sunucuları, 20 dakikalık reklam kuşakları, ve en cahil milletin bile (bkz. Türkiye) kendini alim zannetmesine yol açan gerizekalı sorularıyla sabrının taştığına EMİN olduran, ilelebet izlememe yolundaki SON KARARI verdiren yarışmalar. Saç jölesinden, gazlı içeceğe, kontörlü cep telefonu kartından spor ayakkabıya bin çeşit ürünün sürekli çan çan sponsorluğunu yapmak zorunda olan, ağız tadıyla iki bukle müzik dinletmeyen, kliplerin başını ve sonunu, o bitmeyen hediyelerini birbiri ardına sıralamak icin kesen "müzik" programları.
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 12-03-2007, 09:00 AM   #7 (permalink)
Üye Profili
beter_böcek
Guest
 
Kayıt Sırası:
Mesajlar: n/a
Rep Gücü:


Seviye: -INF []
Canlılık: NAN / -INF
Çekicilik: -INF / -INF
Deneyim: NAN%


Standart

Adı soyadı: Cevriye Cinbolcugillerden

Cinsiyeti: Önemli birinin hanımı

Mesleği: Cemiyet faaliyetlerinin güzide şahsiyeti

Kimliği: Acı patlıcan

Fiziği: Sprey şirketlerinin rüyalarındaki müşteri olan Cevriye'nin, saçlarını stratosfere kadar kabartmadan başı göğe ermez. Pırıltılı ve pahalı nesnelerin görünürce geçirilebileceği tüm stratejik organları ve giysileri mücevheratıyla bezemeye ve bunlardan mümkün olan en yüksek ses ve görüntü efektini sağlamaya özen gösterir (ışığa tutma, gerekli gereksiz şıkırdatma, insanların gözüne sokma gibi). Cevriye antika, ful aksesuar Amerikan arabaları gibidir: vücut yağlarını, korselerle olmadık şekillerde pörtleterek saçma bombeler oluşturmuştur. Yıllar içinde suratına yerleşen derin "gülmez insan" çizgileri, elinin ayarı olmayan doktorun bir tarafına kolajeni diğerinden azıcık fazla kaçırdığı köfte dudakları, solaryum marsığı kaportası, görkemli "ön aksamları", ve vahşi kırmızıya boyanmış sivri tırnaklarıyla elde kalmış bir modeldir. Bir de o tonajı nasıl kaldırır diye şaşakaldığımız, ayakkabı patlatan şişkin ve taşkın ayacıkları vardır.

Çıkarttıkları: Dünya altın fiyatları, GSM operatörü gelirleri(biricik oğlunu günde beşbin kere aramakla), gelinin sinir katsayısı(torunları ne zaman görse kötü bakıldıklarını vurgulayan bir dizi ima attırarak), cemiyet mecmualarında boy gösteren asılsız dedikodular. Yardımcısını zaman zaman denetlemek üzere onunla birlikte çıktığı alışverişlerde esnaf-süpermarket zinciri çalışanlarında/her hangi bir mekanı taçlandırmak üzere yola çıktığında özel şoföründe cinayet eğilimleri ("Keşke diğer yoldan gitseydik", "Tartınız bozuk sizin", "Çürükleri doldurmayın görüyorum", "Bu et taze mi?", "Güderimi size emanet ettiğime pişmanım" cinsi ifadelerle).

Nelere düşman: Hamalın bahşişine. Taksinin bozuk parasına. Cehennemin diplerindeki bir semtten, cehennemin diğer dibindeki villasına 3.5 günde bir getirttiği güzel, zavallı manikürcü kıza. Kendi lafının daha az dikkate alındığı profesyonel şirket yapısına. Çekirdek aile yapısına: oğlunun huzuruna(yalnızken kışkırtma), gelininin dayanma gücüne (oğul ve gelin biraradayken "ben bir meleğim" reklamı yapma), kızının mide sağlığına (iki haftalık ev ziyaretlerinde yaptığı eşsiz hijyen, yemek yapımı, hizmetçi kadın, dekorasyon, koca kritikleriyle), torunlarının terbiyesine (Dünya Gençlik Merkezi, Tatilya vb.yerler dahil olmak üzere, çocukların kendi tahakkümünde olduğu tüm anlardaki sonsuz şımartmaları sonucu sosyalleşememiş, dengesiz yavrucakların oluşumu).

Yapageldikleri: Sürekli kurban pozisyonunda devinerek, herkesi ters köşeye yatırmak. Merhametle dolup taşan bir sosyal profil çizerken, özel hayatında gariban kitlelerden bir Haçlı'nın Arap'a göstereceği anlayış ve önyargısızlığı esirgemek. Aralıksız tanıtım faaliyetlerinde nedense ilgiyi konudan çok kendine odaklatarak, o an hangi organını daha yeni yaptırttıysa oraya dikkat çekmek. Nadiren şeref verdiği kaldırımlarda cetvelle ölçmüşçesine tam orta yerden, ağır ağır yürüyüp ısrarla kenara çekilmezken, yanından yürüyüp geçmekte olan talihsiz genç, örneğin Derin ona hafifçe geçirince dönüp "önüme kırmızı halı sermen gerekirken, şu yaptığına bak pis domuz" olarak özetlenebilecek zehirli bakışlar fırlatmak. Alışveriş merkezi kasalarında en ufak problem çıktığı anda altın ve platin rengi, ışıl ışıl parlayan ve cüzdanından fışkıran kredi kartlarının her birinin limitini bağıra bağıra tekrar etmek.

Lö stili: Görünce nereye kaçacağımızı bilemediğimiz, paralize olduğumuz son moda makyaj-maskeler, 20 yaşında kızların bile ayrı ayrı giydiklerine belirli bir yüzdesine yakışan file çorap, asimetrik dekolte, leopar desenli bluz ve uzun hışır hışır eteklerin dehşet verici kombinasyonları, kulak memesi dibinden ayak tırnağı ucuna kadar, muhtemelen her bölgeye sürülmüş "klasikleşmiş" parfümler.

Sevdiği programlar: Gerizekalı "nezih gazino" programları, zayıflama merkezlerinin fillere "yeme", kaplumbağalara "kafanı sok çıkar" deme mantığı üzerine kurulmuş diyet ve pasif jimnastik programları, Cevriye'nin son iki yıldır oynamasına rağmen üst katta tık dedirtmediğinden, zeka geliştirici etkilerinden şüphe duymaya başladığımız "arkadaşlar" arası briç programları.
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 12-03-2007, 09:00 AM   #8 (permalink)
Üye Profili
beter_böcek
Guest
 
Kayıt Sırası:
Mesajlar: n/a
Rep Gücü:


Seviye: -INF []
Canlılık: NAN / -INF
Çekicilik: -INF / -INF
Deneyim: NAN%


Standart

Adı-Soyadı: Müşerref Öldüm

Cinsiyeti: Kartoloz

Kimliği: Şenşakrak Şeytan

Mesleği: İleri muhasebe 666

Anatomik yapısı: ‘Sezar’yen bürokrasi doğuran ‘plazmastatik’ göbek, koca popo, imzalı kağıtsız harekete geçemeyen beyin, Kapalıçarşı esnafının kalıp sınırlarını zorlayan dolma parmaklar, kuaförler birliği literatürüne "patırtılı pimpirikli pintikadın peruğu" olarak geçmiş, kabarik findik kabuğu saçlar.

Yapageldikleri: Panik atak, gözlüklerinin üstünden boş bakma, çığlıksal desibellere yükselme, dehşet saçma, genelde saçma, mücevheratını gözümüze gözümüze şıkırdatma, dikta, küçük hesap, boyunduruk, zaman yiyiciliği, boş işler, evrak üretimi, ruh tüketimi, TL tasarrufu, insan ziyanı.

Zevkleri: BGYG (bugün git, yarın gel; bir güzellik yerinde gebertilmelidir; bazı günler yanıma gelmeyin; benim görmediklerim yanlışlara gebedir; basiretsiz, görüşsüz, yuvarlanır giderim; benzersiz gereksizlikler yumurtlar gönlüm) Kurugürültü. Patrona şikayet.

Ondan Korunma Metotları Talimatnamesi: Asansöre binmeyiniz. Çalıştığınız şirket adina hiçbir harcama yapmayınız. Ondan bir şey İSTEMEYİNİZ. Ona bir şey vermeyiniz. Kuyumcu dükkanları önünde durmayınız. "Noolcak bir kağıt parçası istedi yazıvereyim bari elimde mi kalır" demeyiniz, elinizden sonra sıra kolunuza ve sonuçta sulanacak beyninize gelecektir. Kırtasiye malzemesi kullanmayınız Bkz. kalemleri çalışma arkadaşlarınızdan çalmayı, post-it yerine elektronik not kullanmayı yeğleyiniz. Bir disket edinip onu sıklıkla formatlayınız, kağıt ihtiyacınızı yazıcıdan karşılayınız. Şirketinizde ortak alanlardaki tüm demirbaş, sarfiyat malzemesi ve hizmetlerin piyasadaki en ucuz ve kalitesiz alternatif olduğunu bir an bile aklınızdan çıkarmayınız Bkz. popo bölgesindeki narin cildin tahrişinden, dayanınca elinizde kalan, oturunca kıçınızda parçalanan aksamın parasını ödemekten, yiyecek zehirlenmesinden, hamam böceği, dizanteri, kolera, ve yıllardır temizlenmeyen klimalardan akı-akıvermekte olan bulaşıcı diğer hastalıklardan özenle kaçınınız.

İşbu talimatnamedeki tüm maddeleri okuyup anladığınızı, bireyselliğinizin işareti imzanıza, kişilik kaşenize ve iş bitirme isteğinize sıkı sıkı sarılacağınızı, hayatta minarelerin kılıflarını sökeceginizi, 666 iş kodlu bu zihniyete pabuç bırakmayacağınızı ve hiç bu kadar uzun cümleler yazmayacağınızı sonsuza dek kabul ve beyan ediniz.
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim