![]() |
|
|
|||||||
![]() |
Şimdi Kayıt Ol ! |
|||||
| |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 (permalink) | |
|
Peki Ağam
Köyün ağasının oğlu Temel komşu köyün ağasının kızına sevdalanır. Temel'in babası, amcaları toparlanıp komşu ağanın kızını istemeye giderler. Karşılama faslından sonra pazarlık başlar. Kızın babası aç gözlü olduğu gibi kızı vermeye de pek niyeti yoktur. İşi yokuşa sürmeye başlar: "5 inek, 1 boğa isterim." Karşı taraf kızı almaya kararlıdır. "Veririz ağam." "100 baş da koyun isterim." "Veririz ağam." "Dere boyundaki 5 tarlanızdan birini isterim." "Veririz ağam." Kızın babası iyice bastırır: "6 metre altın kordon isterim." Oğlan tarafı birbirine bakar: "Onu da veririz ağam." Kızın babası kendince son darbeyi vurur: "Damatta 30 santimlik alet isterim." deyince oğlanın babası, amcaları yerlerinde şöyle bir kımıldanıp birbirlerine bakıp kaş göz ederler. Temel'in babası derin bir nefes alıp cevabı yapıştırır: "KESTİRİRİZ BE AĞAM !" |
||
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Almanya Yolunda
Bir gün Temel ve Dursun bakmışlar Türkiye'de iş yok Almanya'ya gitmeye karar vermişler ama ceplerinde para yok... O zamanlarda Almanya'ya hayvanlar bedava gidiyolarmış, bunlarda neleri varsa satıyolar ve bir inek kostümü alıyolar. Temel öne Dursun'da arkaya geçiyor ve gümrüğe gidiyolar gümrükteki memur bunları bir test edeyim diyor ve ineğin önüne bi tomar saman getiriyor -Sen gerçek ineksen bu samanları yersin diyor. Temel mecburen yiyor ondan sonra memur bir kova su getiriyor -Eger sen gerçek ineksen bunu içersin diyor ve Temel içiyor.. Memur bu sefer bi tomar taze ot getiriyo ve ineğin önüne koyuyor Temel mecburen yiyor... Artık Temel şişiyor ve bir lokma bir şey yiyemez hale geliyor. Ama bu sırada Temel başlıyor gülmeye. Dursun merak ediyor. Soruyor -Ula Temel neden gülirsen. Temel de cevap verir -Memur bizim gerçek inek olup olmadığımızı anlamak için bir tane öküz getiriyor... |
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Emeklilik İşleri
Emeklilik işlemleri için uğraşan Temel sigortaya şahsen başvurur. Görevli kadın yaşını doğrulatmak için bir kimlik belgesi sorunca Temel ceplerini arar, tarar ve cüzdanını evde unuttuğunu fark edince durumu anlatır. Görevli kadin - Gömlek düğmelerinizi açın o zaman der. Şaşıran Temel bir bir açar düğmeleri ve bembeyaz göğüs kılları ortaya çıkınca görevli kadın - Tamam bu gördüğüm yeterli yanıtıyla evrakları onaylar. Şaşkınlık içinde eve gidip emeklilik işlerini nasıl hallettiğini eşine anlatır adamcağız. Eşinden gelen yanıt bir başka olur: - Keşke pantalonunun düğmelerini açsaydın, o zaman bir de maluliyet farkı da alırdın... |
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
İdrar Tahlili [Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...]
temel bir gün hastaneye gitmiş. bir bakmış ki köşede bir adamcağız hüngür hüngür ağlıyor. Temel sormuş: - Ula uşağum niye ağlayısun? Adam elindeki dört parmağı göstererek - Kan tahlili yaptırmaya geldim parmağımı kestiler demiş. Bu sefer Temel ağlamaya başlamış adam sormuş - Peki sen niye ağlıyorsun? Temel de - Ula uşağum ben de buraya idrar tahlili yaptırmaya geldum demiş!!! |
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Altın pisuvar
[Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...] Temel Amerika'ya calismaya gitmistir. Ilk yabancilik gunlerinden sonra gece disari gezmeye cikar, bir muddet sonra bir bara girer, barda icki icer iki lak lak yapar, tuvaleti gelir ve tuvalete gider. Tam isini gorecegi pisuvara yaklasir ki, o da ne ?! Pisuvar altindan yapilmistir.. Temel dumur bir sekilde icinden gecirir : "vay be goruyon mu adamlarin tuvaletleri bile altindan" diyerek altin tuvalete işemenin zevkine vararak isini gorur ve cikar.. Neyse ertesi gece ayni bara tekrar gider, tekrar tuvaleti gelir ve tuvalete gider fakat altin pisuvar yoktur.. bi anlam veremez ama isini gorur bara gelir oturur ve barmene donerek : "ya dun gece tuvalette altin pisuvar vardi bu gece neden yok ?" diye sorar.. barmen once Temel'i bi suzer soyle, ardindan barin diger tarafinda oturan iri cusseli adama donerek: "Hey Joe, dun gece senin saksafaona işeyen adami buldum" |
|
|
|
|
#6 (permalink) |
|
Penguen [Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...]
İlginç bir tesadüf sonucu bulduğu penguenin elinden tutup "Ne yapacağım bunu" diye düşünerek dolaşan Temel, İdris'le karşılaştı. - Ula Temel nedir bu ? - Bende pilmeyrum daa, ne yapacağum diye düşüneyrum. - İlahi Temel, düşünecek ne var hayvanat bahçesine götürsene. Bu fikri benimseyen Temel İdris'in yanından ayrılmıştı. Aradan bir kaç saat geçmişti ki, yine karşılaştılar ve yine Temel'in yanında penguen vardı. İdris merakla : - Uyy, hayvanat bahçesine götürmedin mi oni ? diye sorunca Temel : - Götürdüm daa, şimdi de sinemaya götüreyrum. |
|
|
|
|
#7 (permalink) |
|
İtfaiyeci temel [Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...]
Temel ile Dursun Amerika'da itfaiye teskilatina girerler, yangin ihbari alinir. Çok katli bir binada kreste yangin çikmistir. itfaiyeci merdiveni çalismaz. Temel yukari çikar. Dursun asagida kalir. Temel asagida bekleyen Dursun'un kucagiina çocuklari atmaya baslar. Temel atar, Dursun tutar,kaldirima koyar. Bir çocuk, iki çocuk, üç çocuk, derken besinci zenci çocukdur.. Temel birakir, Dursun yakalamak için kollarini açmaz. Çocuk paat yerde. Tekrar at, tut kenara koy, tut at kenara koy. Temel yine zenci çocuk atar. Dursun yine tutmaz. Çocuk paat gene yerde.. Dursun yukari bagirir: "Yanıkları atma! yanıkları atma!" |
|
|
|
|
#8 (permalink) |
|
1000 [Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...]
Bir gün Temel ile Dursun uçak ta gidiyorlarmış. Birden uçak arızalanmış ve denize düşmüs. Bunlar yüzerek bi adaya çıkmışlar. Oradaki kabile reisi - Sizi öldürmem gerek, bizim adetlerimiz böyle demiş. - Ama sizi affedicem fakat bi şartla demiş. - Şafaktan gün batımına kadar bana adadan 1000 çeşit meyve toplayıp geleceksiniz ancak öyle affederim sizi demiş. Bunlar sabah çıkmışlar akşama doğru Temel gelmiş. Reis - Olum ben sana 1000 çeşit meyve dedim sen bana 1000 tane erik getirmişsin ama seni affedebilirim bu 1000 tane eriği teker teker *ötüne sokacaksın. Temel başlamış sokmaya 1,10,100,999 derken birden gülmeye başlamış Reis - Ne oldu 1 tane kalmıştı demiş. Temel - Ne yapıyım karşıdan Dursunu gördüm 1000 tane karpuzla geliyor demiş... |
|
|
|
|
#9 (permalink) |
|
Tuvaletin kapısı [Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...]
temel, 55 yaşına kadar canını dişine takmış çalışmıştı.. pastacı çıraklığı ile alışdığı hayata, pastane sahibi olarak devam etmiş, yetenekleri ve becerisi sayesinde Türkiye'nin en ünlü pastanesinin sahibi olmuş, milyarlar kazanmıştı.. bir gün karısına - paraları mezara götürecek halimiz yok. kendimize yeni ve rahat bir hayat seçtim dedi.. Bizim oradaki hemşerilerle konuştum... Herseyi iyice öğrendim. Kaliforniya'ya gideceğiz. Kazandığım para bize ömrümüzün sonuna kadar yeter.. Çocuklar da güzel üniversitelerde okurlar... temel, neyi var, neyin yok sattı. paralarını dolara çevirdi. bir milyon doları olmuştu. karısını yanına aldı. uçağa bindi.. los angeles'e uçtular birgün... Uçsuz bucaksız nevada çölleri üzerinde uçarken, motorda bir arıza belirdi. las vegasa zorunlu iniş yapmak zorunda kaldılar. uçak şirketi görevlileri - buranın en lüks otelinde, şirketimizin konuğu olarak kalacaksınız. yalnız bu kentin las vegas olduğunu unutmayın. kumar oynarsanız eğer, kendi hesabınıza.. derler.. - kumar mı dedi, Temel, karısına.. - kumardan kazanmayı düsünen kafayı yemiş olmalı... allah göstermesin.. ama bir kez şansını denemek için, rulete 500 dolarlık bir fiş atmaktan da kendini alamadı. arkası çorap söküğü gibi geldi. temel herşeyini rulet masasında biraktı. rulet başında nefes almadan geçirdiği saatler sırasında fena halde de sıkıştığını hissetti. hızla tuvalete koştu. tuvalet kapıları otomatikti. 25 sentlik bozuk para atılınca açılıyordu. Oysa Temel'de metelik kalmamıştı. Sıkıntı içinde dolanırken, oradan geçen biri, avucuna bi 25 sentlik sıkıştırdı.. Bu konularda deneyimliydi. temelin başına gelenleri anlamıştı. temel - çok iyi bir insansınız. Bu iyiliğinizi hayat boyu unutmayacağım. Bana lütfen kartınızı verin. Bu borcumu da size ödeyeceğim dedi. kartı aldı, cebine attı.. tuvalete döndüğünde kapıyı açık buldu. İçeri girdi, rahatladı..çıktı.. elinde kalan 25 sentle yürürken karşısına, tek kollu canavar çıktı. parayı deliğe attı, kolu çekti ve bir şangırtı ... alet boşaldı adeta.. temel bir kova dolusu 25 sent kazanmıştı. bunlari fişe çevirdi, rulet masasına döndü.. gerisi peri masalı.. iki saat içinde tam 2 milyon dolari olmuştu. iki ay sonra yeni kalifornıyalı temel, boş oturmanın kendisine göre bir iş olmadığını farketti. elinden gelen tek iş pastacılıktı. parası da vardı. bir pastane açtı. pastaları öylesine tutuldu ki, önce los angele'e, sonra kaliforniya'ya, sonrada tüm amerika'ya yayıldı,temel pastaneleri... bir kaç yıl sonra, temel, amerika'nın en zengin adamları arasına girdi. temel pastaneleri'nin onuncu yılı dolayısı ile büyük bir gece düzenlendi. temel yemeğin sonunda konusma yapmak için kürsüye çıktı.. tüm başına gelenleri anlattı.. - bütün bu başarıyı ve bu serveti bir tek kişiye borçluyum. O kişiyi bulana kadar, işte size söz veriyorum, gerekirse amerika'daki her taşın altına bakacağım.. şirketin genel müdürü sordu - ama temel bey, size 25 sent borç veren adamın kartını aldığınızı söylemiştiniz... adı, adresi sizde olmalı zaten.. - bana 25 sent veren umurumda değil dedi temel.. ben,tuvaletin kapısını açık bırakan adamı arıyorum!.. |
|
|
|
|
#10 (permalink) |
|
Nedir Şikayetin? [Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...]
Temel dava açmış ve ilk duruşmada Hakim sormuş ; - Nedir şikayetin ? - Hakim bey bu Temel fıkraları var ya,benle Fadime'yi ağızlarına dolamışlar bizi rezil ediyorlar..hepsinden davacıyım... kim fıkra diye bizi anlatıyorsa onlardan tazminat talebim olacak.. - Senin adın Temel mi ? - Evet Temel - İyi de binlerce Temel var... o fıkralar neden senin için anlatılmış olsun.. - Hakim bey,ben çok iyi biliyorum beni kastediyorlar.. Hakim karşısında duran Temel'i iyice süzdükten sonra ; - Bak ama o Temel fıkralarının çoğu belden aşağı... oysa sana bakıyorum çelimsiz ve yaşını almış bir Temel'sin... o fıkralar senden çok daha genç, güçlü kuvvetli ve çapkın bir Temel için anlatılıyor... seninle hiç ilgisi yok... bu dava düşer.. -Madem Hakim bey siz böyle takdir ediyorsunuz mesele yok... demek tevatürmüş, ben değilmişim... - Evet sen olamazsın, başka Temel'dir onlar... sana sıra gelene kadar... - İyi hoş da Hakim bey bu dava için köyden kalktım buralara kadar geldim... boş dönmeyeyim... hiç değilse o güçlü kuvvetli Temel'den sana bir fıkra anlatayım... - Anlat bakalım.. - Bizim bu iri kıyım pazulu Temel Hakim karılarına çok düşkünmüş... - Dur,dur be,ne diyorsun sen... - N'oldu Hakim bey ? - Daha ne olacak ,benim Hakim olduğumu bile bile Temel hakim karılarına meraklıymış diyorsun..ağzından çıkanı kulağın işitmiyor galiba.. - Rica ederim Hakim bey, Temel fıkrası için karısı güzel binlerce hakim var... seninkine sıra gelene kadar.. |
|
|