![]() |
|
|
|
#1 (permalink) | ||||||||||
|
Guest
Kayıt Sırası:
Mesajlar: n/a
Rep Gücü:
Seviye: -INF [] Canlılık: NAN / -INF |
Sovyetler Birliği'nin ayakta olduğu dönemler. KGB'ye ihbar geliyor:
-"Komşum Salamon bir haindir. Devletten elmaslarını saklamak için onu odunluktaki odunların içlerine gizledi." KGB anında baskın düzenliyor, bütün odunları kırıyor, ama ihbar yanlış, bir tek elmas bulamıyorlar. Salamon'un gözünü korkutup gidiyorlar. Gece geç vakit, Salamon'un telefonu çalıyor: -"Salamon? Ben Moiz. KGB baskın yaptı mı?" -"Evet." -"Kışlık odunlarını kırdı mı?" -"Evet." -"Tamam. O zaman ihbar sırası sen de. Ön bahçenin çapalanması gerekiyor..." |
||||||||||
|
|
|
#2 (permalink) | |||||||||
|
Guest
Kayıt Sırası:
Mesajlar: n/a
Rep Gücü:
Seviye: -INF [] Canlılık: NAN / -INF |
Büyük bir hastahane de 5 meşhur cerrah oturmuş hangi meslekten olan insanları ameliyat etmenin kolay olduğuna dair sohbet ediyorlarmış.
İlk cerrah; "Ben" demiş "Muhasebecileri, hesap uzmanlarını ameliyat etmeyi severim. İçlerini açtığım zaman her şey numaralıdır, iş kolay olur" İkincisi; "Doğru ama" demiş "Elektrikçilerin, elektronikçilerin ameliyatı daha kolay olur. Her şey ayrı, ayrı renktedir" Üçüncü cerrah; "Siz bir de kütüphanecileri, arşivcileri görün. Her sey alfabetik sıradadır, onun için onların ameliyatı çok kolay olur" Dördüncüsü; "İnşaatçıların ameliyatı da pek kolay olur" demiş. "Üstelik onlar iş bittikten sonra içeride parçalar, yabancı maddeler kalmasyna alışıktırlar" Sonuncu cerrah; "Arkadaşlar" demiş "Siz her halde hiç politikacıyı ameliyat etmediniz. Onların kalbi, yürekleri yoktur. İçleri bomboştur. Beyinleri de öyle. |
|||||||||
|
|
|
#3 (permalink) | |||||||||
|
Guest
Kayıt Sırası:
Mesajlar: n/a
Rep Gücü:
Seviye: -INF [] Canlılık: NAN / -INF |
Birgün bir amerikalı milletvekilini bir odaya almışlar ve sormuşlar:
'-karınmı yoksa devletinmi.' amerikalı düşünmeden cevaplamış: '-devletim.' ordakiler: '-o zaman al şu tabancayı git yan odadaki karını vur.' adam sıkılmış terlemiş ve sonunda dayanamıyarak: '-yapamayacağım.' demiş. daha sonra bir türk milletvekilini aynı odaya almışlar.aynı soruyu sormuşlar: '-karınmı yoksa milletinmi?'. millet vekili hiç düşünmeden: '-devletim' demiş '-o zaman al şu tabancayı git yan odadaki karını vur.' odadan önce bir silah sesi sonra bir cam sesi gelmiş.çıkınca sormuşlar: '-ne oldu.' '-sizin verdiğiniz silah kurusıkı çıktı bende karıyı camdan aşağı attım. |
|||||||||
|
|
|
#4 (permalink) | |||||||||
|
Guest
Kayıt Sırası:
Mesajlar: n/a
Rep Gücü:
Seviye: -INF [] Canlılık: NAN / -INF |
Kati yürekliligiyle ünlü sadrazam pasadan söz ediliyordu. Pasa hastalanmis,
o sirada yanlarinda bulunan ünlü bir doktor kendisini tedavi etmisti. Içlerinden biri doktora sordu : - Simdi nasil? - Iyilesiyor. Masallah, kalbi, yirmi yasinda bir gencin kalbi gibi. Konusmalari dinleyen Tevfik Fikret kis kis güldü : - Elbette öyle olacak. O kadar az kullanildi ki... |
|||||||||
|
|
|
#5 (permalink) | |||||||||
|
Guest
Kayıt Sırası:
Mesajlar: n/a
Rep Gücü:
Seviye: -INF [] Canlılık: NAN / -INF |
Birgün bizim temel millet vekilleri ile uçağa biner başlarlar birşey sallamaya birinci millet vekili şurdan on milyon atsam biri bulur ve bir kişiyi sevindiririm ikinci millet vekili ben yirmi milyon atsam iki kişi bulur ve ikikişiyi sevindirimiş olurum üçüncü dördüncü derken hepsi birşey sallar sıra temele gelir temel düşünür ve ULAN BEN BURDAN HEPİNİZİ ATSAM YETMİŞ MİLYON SEVİNİR NEDİYORSUNUZ LAN.
|
|||||||||
|
|
|
#6 (permalink) | |||||||||
|
Guest
Kayıt Sırası:
Mesajlar: n/a
Rep Gücü:
Seviye: -INF [] Canlılık: NAN / -INF |
Temelle dursun bi gün sinamaya giderler
filmde bir at yarışı sahnesi vardır ve temel dursuna sorar -İddaya varmisun ben diyrum 1.at kazanur. dursun; -Oldi benda 2. ata oynayrum Iddayı temel kazanır ve temel dursunun 5 milyonunu alır. ertesi gun temel dursunu arar -Dünkü film faridiya ben oni bidaa seyretmiştum vicdanum rahat etmedi onun içun aradum. Dursun: -Benda seyretum. Temel: -O zaman niye 2. ata oynadu? Dursun: -Süpriz oynadum daa. |
|||||||||
|
|
|
#7 (permalink) | |||||||||
|
Guest
Kayıt Sırası:
Mesajlar: n/a
Rep Gücü:
Seviye: -INF [] Canlılık: NAN / -INF |
Kaan okuldan eve geldi.
Babası, okulda yeni öğretmeniyle işlerin yolunda gidip gitmediğini sordu. - Harika, dedi. Yalnız seni çok kıskanıyor. Babası şaşırdı: - Kıskanıyor mu, neden? - Bugün defalarca: Çocuk çocuk, senin baban ben olsaydım.... dedi durdu. |
|||||||||
|
|
|
#8 (permalink) | |||||||||
|
Guest
Kayıt Sırası:
Mesajlar: n/a
Rep Gücü:
Seviye: -INF [] Canlılık: NAN / -INF |
Eğer baban olsaydım, sana bir tokat atardım, dedi öğretmen.
Afacan cevap verdi: - Hiç güleceğim yoktu. Eğer babam olmuş olsaydınız, şimdi evde bulaşık yıkıyor olurdunuz. |
|||||||||
|
|
|
#9 (permalink) | |||||||||
|
Guest
Kayıt Sırası:
Mesajlar: n/a
Rep Gücü:
Seviye: -INF [] Canlılık: NAN / -INF |
Belma, sınıfta pencerenin yanında oturuyordu. Sıcak bir gündü. Dersleri zor izliyordu. Bir
aralık güneş, bulutların içine girmişti. onun bu derse ilgisiz halini farkeden öğretmeni sordu. - Ne oldu Belma? - O kadar sıcak ki öğretmenim, güneş bile gölgeye kaçıyor |
|||||||||
|
|
|
#10 (permalink) | |||||||||
|
Guest
Kayıt Sırası:
Mesajlar: n/a
Rep Gücü:
Seviye: -INF [] Canlılık: NAN / -INF |
İlköğretim ikinci sınıfta, Türkçe dersinde öğretmen:
- Bana içinde P harfi bulunan bir kelime söyleyin, der. Arka sıralardan bir ses yükselir: - Şişe öğretmenim... - Şişenin neresinde P var oğlum? - Tıpasında öğretmenim... |
|||||||||
|