![]() |
|
|
|||||||
![]() |
Şimdi Kayıt Ol ! |
|||||
| |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#41 (permalink) | |
|
Çocuklar oturmuş birbirlerine babalarının ne kadar "hızlı" olduğunu anlatıyorlarmış.. Biri demiş ki:
- Benim babam ok attıktan sonra koşup hedefe oktan önce varıyor... - O da birşey mi, demiş ikinci cocuk... Benim babam tabancasını ateşliyor ve hedefe kurşundan önce yetişiyor... - O da birşey mi, demiş üçüncü çocuk... Benim babam devlet hastanesinde doktor... Mesai 5'de bitiyor benim babam eve 3:30'da geliyor. |
||
|
|
|
#44 (permalink) |
|
Adam evinin merdivenlerinden çıkarken düşüp, bacağını dört yerinden kırmıştı. Hemen hastaneye kaldırmışlar, doktor bacağı boydan alçıya almış ve:
-Beyefendi bundan sonra daha dikkatli olun, en azından alçınız çıkana kadar merdivenlerden inmek çıkmak yok, demişti. Üç ay sonra kırıklar kaynadı, alçı çıkarıldı. Adam bu arada doktora: -Doktor bey artık merdivenlerden inip çıkabilir miyim, diye sordu, doktor da: -Tabiî, ancak yine de bir süre daha dikkatli olmalısınız, dedi. Adam doktorun bu cevabi üzerine sevinçle bağırdı: -Oh be şükürler olsun, üç aydır eve su borusundan tırmanarak girip çıkmaktan anam ağlamıştı. |
|
|
|
|
#45 (permalink) |
|
Doktor, ünlü bir ressam olan arkadaşını ziyarete gitti. Ünlü ressam, son olarak yaptığı hasta bir adam tablosunu doktor arkadaşına gösterip:
-Eee, söyle bakalım fikrin ne? diye sordu: Doktor tabloya tekrar bakıp cevap verdi: -Merak edilecek bir şey yok. Sadece üşütmüş, o kadar... |
|
|
|
|
#46 (permalink) |
|
Adamın biri çok kuvvetli öksürüyormuş, doktora gitmiş derdini anlatmış. Doktorda adama yanlışlıkla öksürük ilacı yerine müshil ilacı vermiş ve demişki:
Bir hafta boyunca yemeklerden sonra iç ve yanıma gel. Adam bir hafta sonra gelince doktor: Öksürüğün nasıl oldu deyince, adamda: Cesaret edipte öksüremiyorum |
|
|
|
|
#48 (permalink) |
|
Temel doktora gitmiş;
-Çok hastayım doktor, vücudumun neresine dokunsam berbat canım yanıyor! Doktor Temeli bir güzel muayene ettikten sonra; -Ben pek bir hastalık bulamadım.Vücudunuz gayet iyi durumda.Hatta “Sapasağlamsınız.” Bunun üzerine Temel; -Olur mu doktor bey!Nereme dokunsam acıdan ölüyorum! Diyerek parmağının ucuyla başına dokunmuş; -Of of of! Sonra göğsüne parmağını basmış;-Ay ay aay ! daha sonra beline ve bacağına; -vay vay vayyy! Parmağını neresine dokundursa acıyla irkiliyor feryat figan ediyormuş. Doktor daha fazla dayanamayıp; - Ver bakalım şu elini ! diyerek Temel’in elini muayene ettiğinde birde ne görsün; “TEMEL’İN PARMAĞI KIRIK !” |
|
|
|
|
#49 (permalink) |
|
Amerika da bir asker, arkadaşı ile yolda giderken elindeki çakısı ile oynarken parmağını kesti.Az ötede bir dispanser vardı.
Asker ; “- Ben şurada pansuman yaptırayım.” dedi. İçeri girince karşısına iki kapı çıktı. Birinde “Hastalıklar”, ötekinde ”Yaralar” yazılı idi. “Yaralar” kapısından girdi.Yine önünde iki kapı. Birinde “Kemik”, ötekinde “Yumuşak Doku” yazıyordu. “Yumuşak Doku” kapısından girdi.Yine iki kapı. Birinde “Önemli”, ötekinde “Önemsiz” yazıları vardı. “Önemsiz” kapısından girince kendini sokakta buldu. Dışarı çıkınca arkadaşı sordu ; “- Nasıl, iyi baktılar mı?” “- Hayır; ama teşkilat mükemmel!..” |
|
|