![]() |
|
|
|||||||
![]() |
Şimdi Kayıt Ol ! |
|||||
| |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#13 (permalink) |
|
Adamın biri kazada kulaklarını kaybetmiş. Araştırmaları sonucu iyi bir plastik cerrah bulmuş, ve girmiş ameliyata.
Ameliyat sonrası bandajlar açıldıktan bir süre sonra: - "Aman Allahım Doktor! Bana kadın kulakları takmışsınız!" diye bağırmaya başlamış. - "Kulak kulaktır!" demiş Doktor... "Kadını erkeği olmaz!" - "Yanılıyorsunuz!" demiş hasta... "Herşeyi duyuyorum ama hiçbir sey anlamıyorum |
|
|
|
|
#14 (permalink) |
|
Anne kız konuşurlar. Küçük kız annesine sorar:
- Anne melekler uçar mi? - Uçar. - Bütün melekler mi? - Evet. - Peki bizim hizmetçi kız neden uçmuyor? Annesi şaşırır: - Hizmetçi neden uçacakmış kızım? - Babam konusurken ona hep "Melegim!" diyor da. Anne öfkeyle fırlar: - Ya öyle mi, o halde az sonra hemen uçar. |
|
|
|
|
#15 (permalink) |
|
Adamın biri birgün felç olan bir arkadaşını ziyaret etmiş. Sohbet sırasında felçli arkadaşı adama:
- "Terliklerim yukarıda kalmış onları bana getirir misin lütfen" diye rica etmiş... Adam yukarı çıkmış, bir de ne görsün; felçli arkadaşının afet gibi dipdiri iki kızı var! Hemen pratik zekasını çalıştırarak: - "Babanız beni sizinle yatmam için gönderdi" demiş... Kızlar: - "Nasıl olur!! İmkansız!" demişler... Adam: - "İnanmıyorsanız soralım" demiş ve aşağıya seslenmiş: - "İKİSİNİ DE Mİİİİİİ!"... Felçli adam bağırmış: - "İKİSİNİ DE! İKİSİNİ DEEEE!!" |
|
|
|
|
#16 (permalink) |
|
Üç arkadaş tren istasyonuna gitmişler. İçlerinden biri gişeye
yaklaşıp bilet almış ve trenin kalkmasına ne kadar zaman olduğunu sormuş. - Bir saat on beş dakika... Arkadaşlarına dönmüş: - Daha çok var, hadi gidip şu karşıki kafede çay içelim... Oradan buradan derken lâf lâfı açmış... Birden tren düdüğüyle kendilerine gelmişler. Koşarak dışarı fırlamışlar ama, nafile... Tren kaçmış..Sormuşlar: -Sonraki tren ne zaman? - Bir buçuk saat sonra... Yine dönmüşler kafeye. Yine çay, yine lâf ve derken yine düdük sesi... Koşmuşlar ama bu defa da treni kaçırmışlar. Bir saat sonra bir tren daha varmış. Dönmüşler kafeye... Ama bu kez uyanık duruyorlar. Trenin sesini duyar duymaz kalkmışlar ve koşmaya başlamışlar. İçlerinden ikisi; biri bir vagona, diğeri baska vagona zar zor yetişmiş... Üçüncü ise geride kalmış ve yetişememiş... Bir süre dövündükten sonra başlamış katıla katıla gülmeye. Durumu gören istasyon memuru dayanamayıp sormuş: - Hem treni kaçırdın hem gülüyorsun! - Nasıl gülmeyeyim!... Onlar beni uğurlamaya gelmişti!!! --------------------------------------- Bir Fil sürekli olarak Karıncaların yuvasını bozuyordu. Bu duruma çok kızan Karıncalar Kral Karıncaya başvurdular ve yaramaz Fil'i şikayet ettiler. Kral Karıncanın kararı sert oldu: "Eğer Fil bir daha yuvanızı bozarsa, hepimiz birlik olacağız ve ona haddini bildirecegiz" dedi. "Birlikte üzerine saldıracağız." Krallarının bu kesin kararını tüm karıncalar sevinçle karşıladı, olası bir Fil saldırısı karşısında gerekli tüm hazırlıklarını yaptılar ve beklemeye başladılar. Karıncaların saldırı hazırlıklarını gören Fil, "Kıh kıh kıh" diyerek bir süre güldü, sonra da ayağıyla toprağı karıştırdı, karıncaların yuvasını bir kez daha bozdu. Fil'in yaptıklarını cepheden izleyen Kral Karınca, beklenen buyruğunu haykırdı: "Saldırıııııııııııııııın…" Milyonlarca askerden oluşan karınca ordusu bir anda Fil'in üzerine saldırdı ve onu, her bir yanından ısırmaya başladı. Fil şöyle bir silkelendi ve içlerinden biri dışında sırtındaki tüm karıncaları dört bir yana savurdu. Fil'in sırtında kalabilen o tek karınca ise hızla Fil'in boynuna doğru ilerlemeye başladı. Arkadaşlarının, Fil'in boynuna doğru saldırısını gururla izleyen tüm karıncalar, savruldukları yerden bir ağızdan bağırarak onu coşturmaya başladılar: öldür onu öldür onu...! ( hehehe ) |
|
|
|
|
#17 (permalink) |
|
Ünlü bir bilim adamı özel otomobiyle konferans vermeye giderken, uzun yıllardır onunla çalışan şoförü sıkılarak bir teklifte bulunur:
-Sizin konferanslarınızı dinleye dinleye virgülüne kadar ezberledim efendim. Ne olur izin verin, bu konferansı sizin yerinize ben vereyim. Bilim adamı öneriyi kabul eder. Şoför, arka koltuğa geçer. Bilim adamı, şoförün şapkasını giyip öne oturur. Konferansın verileceği salona varırlar. Şoför, kürsüye çıkar, hiç teklemeden çok güzel bir konuşma yapar ve sorar: -Sorusu olan var mı? Ülkenin ciddi bilim adamlarından biri oldukça zor bir soru sorar.. Şoför hiç tereddüt etmeden şöyle der: -Çok kolay bir sru bu, şoförüm bile bilir. Gidip çağırayım, sizin sorunuzu o yanıtlasın... |
|
|
|
|
#18 (permalink) |
|
bir amerikali, bir ingiliz ve bir irakli bir gece barda hep birlikte bira iciyorlarmis.
yanki birasini bitirmis ve bardagi havaya firlatmis, hizla tabancasini cekip bardagi tuzla buz etmis havada. "amerika'da bardaklar o kadar ucuz ki ayni bardaktan ikinci bir defa icmeyiz." brit bayagi etkilenmis bu gosteriden, birasini kafaya dikip o da bos bardagi havaya firlatmis, tabancasini cekip vurmus bardagi. cam parcalari yere sacilirken, "britanya adalarinda o kadar cok kumumuz var ki bardak yapacak, ayni bardaktan ikinci bir defa biz de icmeyiz." irakli, sakin, birasini kafaya dikmis, bardagi havaya firlatmis, tabancasini cekip yanki'yi ve brit'i vuruvermis. "irak'ta o kadar cok amerikali ve ingiliz var ki aynilariyla ikinci bir kere icmeyiz." |
|
|
|
|
#19 (permalink) |
|
Çocuk akşam eve gelmiş ve babasına ; "Baba hayat bilgisi dersinde yonetimleri işliyoruz, bana demokrasiyi anlatır mısın? " demiş. Babası; "Anlatmasına anlatırım yavrum, ama senin bazı tanımları bilmen gerekiyor." demiş. "Bak şimdi benim fabrikam var ve eve para getiriyorum, ben kapitalistim. Paranın nasıl harcanacağına annen karar verir, o hükümet. Hepimiz senin için yaşıyoruz, sen halksın. Beşikteki kardeşin, gelecek. Hizmetçimiz ise işçi sınıfı. Sen bunları öğren. Ben sabah sana demokrasiyi anlatırım" demiş. Gece çocuk uyanmış bir bakmış ki küçük kardeşi altını pisletmiş ve durmadan ağlıyor. Hemen anne ve babasının odasına gitmis. Annesi horul horul uyuyor. Uyandırmaya çalışmış ama başaramamış. Babası yatakta değil, geçerken hizmetçinin odasına bir bakmış ki hizmetçiyle babası sevişiyor. Çaresiz dönüp yatmış. Ertesi sabah babası "Gel oğlum sana demokrasiyi anlatayım." demiş. Çocuk: "Gerek yok baba, ben artık biliyorum" yanıtını vermiş ve anlatmış; "Kapitalistler işçi sınıfını! b.....n hükümet uyuyor, halk endişeli, gelecek ise b.k içinde."
|
|
|